DİKKAT MÜZİK VAR!

On5yirmi5.com

 

26 Mart 2013

Bilal Can

Şairler dünya üzerinde sözün gücünü bilenlerdir. Söz, kimi zaman girdap ortasındaki boşluğun anlamı. Kimi zaman silkinmek için bir kendine gelme ifadesi. Söz, ifade etme, iletişime geçme, halini belirtme. Muğlaklıktan kaçıp üzerine vazife olanı bildirme. Şiir belki de en çok hayata buradan tutunur. Üzerine vazife olanı bildirme. Ama bunu ancak ve ancak kendinde olanla ifade etmeyle gerçekleştirir. “Kendinde olanı başkasına vermeye çalışandır şair” tanımı bize şairin bir vazifesi olduğu anlamına da götürür: bildiğinin sorumlusudur. “Biliyorsan sorumlusun” ifadesi ancak yaşantı yoluyla elde edilmiş kimi zaman da kazanılmış bir değerdir. Bu da bir yüktür. Kişi bildiğini başkasına aktarabiliyorsa bu bilgi yerli yerine oturmuştur.

Şairin “kendiliği” onu öznel bir niteliğe ulaştırır. Bu bir nevi farklılıktır. Çünkü o baktığı tarafa şair bakışıyla bakar ve bunu ifade ederken de ifadesine şairliğini bu ifadeyi yerine getirmek alet eder. Ya da aracı kılar. Şairlik keskin bir bakışın sayfalara yansımasıdır. Söylenmiş sözlerin peşine düşüp söylenilmemişliği elde etmeye çalışır. Çünkü şairin şiiri başka şairin şiirinden hem tad olarak hem de ses olarak farklı olabilmelidir. Her ne kadar şiirin bir “nazire” biçimi varsa da her nazire, yazılmasına neden olan şiirden büyük oranda farklılık gösterir.

Şairin kendinde olanı vermesi onun yaşadığı hayattan kaptığı benekleriyle ifade edebilir. Bu bir arının çiçeklerden topladığı özler gibidir. Şair, işini, vatanını, özlemini, düşüncesini, gözlemlerini, içinde bulunduğu durumunu, hayalini ifade etmesi onun hayattan biriktirdikleri ile alakalıdır. Bunların yazacağı şiire girmesi onun yaşadıklarından bağımsız olmadığı anlamına gelmektedir.

Sıradaki Parça Tüm Sağırlara

Şiir sesini evrene duyurmaya başladığında genelde gecedir ve insanlar uykudadır, şair evrenin sesini dinlemeye başladığında kendinde iz bırakan sesleri toplayıp aktarmaya çalışır. Hangi sesin hangi notaya denk geleceğini kestirmek maharet işidir. Dikkat Köpük bizi bu maharetin izine götürüyor. Bir uyarıyla. Ünleme gelerek.

Dikkat Köpük’te Mustafa Muharrem sözleri bir anda söylemez. Peşpeşe gelecek kelimeleri cümleye bağlamanız için ifadenin baştaki sesini unutmamalısınız. Kitabın ilk şiiri ve esere de ismini veren şiirde:

“Hırkalarımız küstah

kaşıkladığımız çorba sinsi

su tabancası kadar ciddi görünmek uğruna

gök altında eğleşip kısa

kesiyoruz ilkyazın perçemini”(s.7)

 

Kitabın tümüne yayılan bu dil şairin büyük ölçüde tarzı olarak sayılabilir. Dili kullanma biçimi olarak cümlelerini uzun fakat peşpeşe sıralaması onun şiirin sesindeki müziği bulma telaşı olarak gözükür. Çünkü şiirlerinin geneline yayılmış olan müzik tutkusu onun şiirde de bir müzik arayışının göstergesidir. Yoğun biçimde müzik aletlerinin ve müzik kavramlarının ismini anması büyük ölçüde sese olan tutkusundan kaynaklanıyor olabilir.

 

“kapkara bemol mırıltılarla”(s.8)

“topuklarımız do majör ovulurken”(s.13)

“ne ağladık bu cevaplara ne kemanı deştik”(s.13)

“bunca dantel, bunca saksafon”(s.14)

“kemana göre uyusa bile”(s.18)

“tamtamlar uzaktan flüt”(s.21)

“işte böyle girebilseydim keman”(s.24)

“bas bariton eğilmeyi, çünkü dağ”(s.26)

“ne çakarsa çaksın klarnetçi”(s.27)

“akordeon çalarken”(s.27)

“trampet çalan iğdeler”(s.31)

“dağları gümüşleyen hantal şarkıyı”(s.33)

“saçlarımla kapatırım kemanları”(s.37)

“zayıfların soprano karanfillerinden varsay”(s.44)

“saat kulesiydik kadranı klarnet havası ve dik”(s.44)

“gramofon bozukluğu”(s.45)

“akşamın aryası kaldı bakır oktav tık nefes”(s.45)

“üşürdü kar altında köprü ve bando mızıka”(s.46)

“ney köpüklerine blues dinlettik”(s.46)

“ücramızın o kemikleşen operasında”(s.46)

“çaldığımız org havarileri yankesiciliğe”(s.47)

“lanetlenmiş obuaya, harbin bitmediğinden”(s.49)

“akerdeonun kar yağışına göre sızmasından”(s.53)

“Elin kemana niyeyse varmadı”(s.58)

“lale şarkı söyleyecekse konuşmamalı kimse”(s.62)

“çisenti saksafon çalarken kediler ve insanlara

melekler nota biliyormuş gibi görünür”(s.62)

 

Kitapta müzik ile ilgili kavram ve isimlerin kullanıldığı yerleri belirttik. Bir şair belirli imgeleri yoğun biçimde kullanıyorsa bu imgeler onun hayatında önemli bir yere sahiptir. Mustafa Muharrem’in de müzikle ilgili kavramları sıkça kullanması onun müziğe olan bağlılığının göstergesidir. Bu ara ara vasatlaşan, zorla konulmuş gibi gözüken ve yine ara ara sırıtan ifadelerin şiirin kimi zaman akışını bozduğunu söyleyebilirim. Şiirin bir süre sonra kendini tekrara düşüren durumu Mustafa Muharrem’de bu imgelerin şiir içindeki dolaşımıyla söylenebilir. Çünkü belirli imgelere saplanıp kalmak kimi zaman tekrardan öteye geçememektir.

 

 

Dikkat Köpük

Mustafa Muharrem

Okur Kitaplığı

62 sayfa

 

http://www.on5yirmi5.com/genc/yazar/bilal-can/dikkat-muzik-var.i123412.html