Okur Kitaplığı Kitap Listesi

Cevat Akkanat - Edebiyat Hayat Memat / -
28 Nisan Çarşamba 2010, 174 sayfa

Şehirden şehire benimle dolaşan, gittiğim ve bir süre yaşadığım memleketlerde beni yalnız bırakmayan, yalnız bırakmak ne demek, gelişip zenginleşerek yüküme yük,
gücüme güç (!) katan kağıttan incik boncuklar… Gazetelerden kesilmiş, dergilerden ve kitaplardan fotokopi edilmiş boy boy, deste deste matbuat yığını… Özel günlere,
önemli olaylara, büyük şair, yazar ve filozoflara, sanat ve edebiyatın hemen her türüne ait seçilmiş metinler…

Edebiyat ‘oyun’ mudur? Edebiyatı dil meselesi olarak görenlere, onu ‘lisanî’ bir ‘amaç’a indirgeyenlere göre öyledir. Onların hürmetleri müstakilen dile dönüktür. Kelimeyle
sergileyecekleri her türlü ‘hüner’, ‘yapıt’larının varoluşundaki tek sebeptir. Bu yolda varılacak son nokta artistik bir ‘kelime oyunu’ ve bu ‘oyun’la sağlanan görece özgünlüktür…
Bunlar, “kelime” der, “varsa yoksa kelime.” Kefen biçerler durmadan kelimeye. Kalemleri cımbızdır ve binbir cambazlıkla ipe dizerler edebiyatı…



15.00 TL (KDV dahil)
Metin Önal Mengüşoğlu - Öptüm Kara Gözlerinden / Edebiyat
21 Mayıs Çarşamba 2014, 154 sayfa

Sen yanımda olsan “besbelli annem, babama, yine yaprak sarması yedirmiş akşamleyin” derdin. Düşününce kehanetin doğru çıkıyordu. Her neyse, keşke ağrıyan yegâne yerim midem olsaydı. Bak mesela fırtınalı, karlı bir kış gecesinin şu vaktine, seher dedim ya; bu söz bile bir yerlerime sancılar salıyor. Çünkü Seher Vakti az sonra şafakların sökeceği günlere yakışıyor sadece. Benim için şafak, kim bilir bir daha ne zaman sökecekti?
Gittiğin gün, o son dakikada, üzerinde Türk Vatandaşları yazan, pasaport kontrol kulübesinin arkasından, minik ellerini yukarıya kaldırıp, bize veda selamı vermiştin. İşte o anda deklanşöre basıp kalbimin fotoğraf makinesi ile, hafızamın kıble tarafındaki duvarına, o esnadaki fotoğrafını nakşetmişim.


15.00 TL (KDV dahil)
Mehmet Aycı - Sonrası Şimendifer / Deneme
01 Ağustos Çarşamba 2012, 142 sayfa

Bu kitap bu ülkenin önü kesilen sanayisi hakkında, ama yalnızca o kadar değil. Mehmet Aycı tren penceresinden bir ülkeye bakıyor, gördükleri bu kitapta, ama yalnızca o kadar değil…
Ey okuyucu, bu yazıyı kaçıncı vagonda seyahat ederken okuyorsun? Yüz yıl sonra sen de olmayacaksın, emniyet içinde seyahat ettiğin bu trenin bu vagonu da olmayacak lakin bu yazı dünya edebiyatında emekli vagonlar hakkında yazılmış tek yazı olarak kalacak… Haberin olsun…

14.50 TL (KDV dahil)
Cevat Akkanat - İlhan Berk'in Haşeması / Deneme
01 Ağustos Çarşamba 2012, 200 sayfa

Amacımız söz konusu alan içinde kendisini sorumlu görenlere yardım sunmak olduğuna göre, bu çerçeve içindeki temel bilgi unsurlarına yönelmek birinci işimiz olsa gerek. Böylece belki de, “Ben yaptım oldu”, “Zar attım, tuttu”, “Keşfettim”, “İşaret ettim”, “Piyasaya sürdüm”, “Dergimizi sattı, öyleyse değerlidir.” gibi hiçbir edebî ve estetik değeri olmayan gerekçelerle hüküm veren “eleştiri uzmanları”nın önünü almak, ayrıca, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, dış kaynaklı, öykünmeci, yapay, sırt kaşımacı, kısacası yukarıda da örneklendirdiğimiz hastalıklı tenkid anlayışına parmak basmak için söylediği “Tenkit, münekkitsiz geldi.” cümlesinin müsebbiplerini saf dışı bırakmak konusunda bir şansımız doğacaktır.
Evet, önceliğimiz şiire değil, tenkide...

17.00 TL (KDV dahil)
Fadime Özkan - Deneme Bir İki / Deneme
03 Eylül Pazartesi 2012, 207 sayfa

Medyadan sokaktaki insana, Filistin’den Irak’a, Amerikan yerlilerinden İstanbul’daki seyyar satıcılara bir gazeteci yazarın hayata bakışı.

İsyanları intihara yakın, çünkü ‘kendini imha’ iması taşıyor. Yaşadıkları sokakları, kullandıkları arabaları ateşe veriyor bu çocuklar. Başka türlü fark edilmeyen varlıklarını görünür kılmaya çalışıyorlar. İçinden çıkamadıkları çemberi tutuşturarak kendilerine reva görülen hayatın yaşanmaz, bahşedilen yaşam alanlarının çekilmez olduğunu alevden bir çığlıkla duyuruyorlar. Bakın buradayız diyorlar, buradayız ve hiç memnun değiliz.

17.00 TL (KDV dahil)
Mehmet Aycı - Çarşaftan Kol Atmak / Deneme
01 Nisan Pazartesi 2013, 174 sayfa

Mehmet Aycı hayatı zenginleştiren ayrıntılar üzerinde duruyor. Unutulan değerler, görmezden gelinenler, bizi biz yapan şeyler, yazarın eşsiz üslubuyla okura ulaşıyor.

Yaşamın hay huyu içinde ilk bakışta fark etmediğimiz ama var olduğunu hatta onu yaşadığımızı ‘bize hatırlatıldığında’ kavradığımız bir hayat var bu kitabın sayfaları arasında.

E, bu tumturaklı ve iddialı girişten sonra işin ucunda “mahcupluk imtihanı” da vardır; biz ne yazalım şimdi ey okuyucu, nerelere ayna tutalım, aynada neremizi düzeltelim, aynaya nasıl bakalım; her neyse, iş olacağına varır, iyisi mi çağrışım aynasında görünenleri bir özge üslup ile yazı donuna büründürelim ki maksat hâsıl olsun… Okuyanların bahtı ayna gibi aydınlık olsun; o aydınlıktan yazar da nasibini alsın; âmin…

15.00 TL (KDV dahil)
Selvigül Kandoğmuş Şahin - Kalemin Yazgısı / Deneme
02 Aralık Salı 2014, 136 sayfa

“Yazgınızı yaşarken, bazı insanlar bir ayet gibi çıkar karşınıza... Bunlar eşinizdir, evlatlarınızdır, dostlarınızdır. Onlarla yollarınızın kesişmesi kaderdir, yazgıdır. Birlikte yürüdüğünüz yol, paylaşımlarınız, ortak değerleriniz, ötelere adımlarınız vardır. ‘Bu dünyayı ne yapıp yapıp Öteki Dünyadan haberdar kılmalı. Onunla tanıştırmalı. Unutmuş olduğu o dünyayı ona hatırlatmalı. Cennete doğru uzatmalı' diye hatırlatmalar yapar Üstad Sezai Karakoç.”,
Selvigül Şahin, Kalemin Yazgısı kitabında unutmuş olduğu dünyayı hatırlatıyor okura. Kaleminin mürekkebini canhıraş ve mütevazi duygularla Cennete doğru uzanmak isteyenleri kurtuluşa ve duaya davet etmek için akıtıyor. Kalemin Yazgısı, duygu, düşünce, inanç ve dua ile harmanlanıp insana, insanlığa sonrasını hatırlatıp adalet ve vicdana çağırıyor.


13.50 TL (KDV dahil)
Mustafa Özçelik - Şairin Şiirle İmtihanı / Deneme
16 Şubat Pazartesi 2015, 184 sayfa

Bir yazar/şair için şiir, öykü ya da edebiyatın herhangi bir türünde nitelikli eser vermek esastır. Okurun ondan beklediği de budur aslında. Fakat, her yazar ve şair, yazdığı türler üzerinde düşünme ve bunun sonucunda şiirden, hikâyeden ne anladığını ortaya koyan kuramsal yazılar yazma ihtiyacı da duyar.

Bu metinler onun yazarlık dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı gibi yazma işini de ne kadar önemli görüp ciddiye aldığını bunu bir heves olarak görmediğini ortaya koyar. Doğrusu, nitelikli okur da, mesela bir şairin sadece şiirlerini okumakla yetinmez ve onun bu tür yazılarını da okumak ister.

Bize göre asıl ve önemli olan sanat eserlerinde ele alınan konunun sadece “nasıl anlatıldığı” değildir. Nasıl anlattığımız kadar, neyi, hangi bakış açısıyla anlatıp anlatmadığımız da önemlidir. İkisi iyi dengelenmezse ortaya çıkan eserin fazla bir “kıymet-i harbiyesi” olmayacaktır. İşte bu yazılar, bu konulara da temas eden metinlerdir.


16.00 TL (KDV dahil)
Özcan Ünlü - Kalbin Ne Marka / Deneme
07 Ekim Çarşamba 2015, 168 sayfa

Nehrin kaderidir denize kavuşmak...
Uzun ve yorucu seyrinin sonucudur.
Eğer kaynakla umman arasındaki yol değişmez bir doğru üzerinde, sıradan bir güzergah olsa idi, suyun imtihanına ne gerek kalırdı ki!
Vururdu başını taşlara..,
Ya delip geçerdi sarp kayaları yahut atardı kendini dev uçurumlardan...
***
Cennet bahçesinin güzelliği karşısında, “Bu bahçe bana ait, benim olmalı.” diyoruz da...
Bahçeye sahip olmak için neden kılımızı kıpırdatmıyoruz?..
***
Sen ey hayat denen simyanın peşinden koşan okuyucu; unutma!
‘Aşkın bir adı da yorulmamaktır!’



15.50 TL (KDV dahil)
Mehmet Aycı - Şehir Mektupları / Deneme
05 Şubat Cuma 2016, 184 sayfa

Mevsim geçişlerinin o kentin sakinleri için fark edilmeyen saklı zenginlikleri vardır ve bu zenginlikler kente gelenler için daha bir kendini ifşa eder. Annenin çocuğunun büyümesini fark etmeyişi gibidir bu durum; doğal ve kendiliğindendir; icabında kendine göre bir izahı bir güzelliği de vardır. Oysa kente dışarıdan gelen biri binalara, iş yerlerine, haşmetli kamu kurumlarına, heykellere, sokaklarda akan rengârenk insan ırmağına, çarşı pazara, hana konağa baktığı kadar, parklara, yol kenarındaki ağaçlara, göğün ve yerin uyumuna, buluta ve suya, gündüzse güneşe geceyse aya da bakar, soluklanır, soluk alır… Hatta o kadar ki, bir kenti herhangi bir mevsimde gören bir kişi; ömrü boyunca başka bir kez daha gelmemişse, kentin fotoğrafını belleğinin duvarlarına mevsimin fonunda asar... Uzatmayalım, bu böyledir, söylediklerimiz malumu ilamdan ibarettir…


16.00 TL (KDV dahil)
Cevat Akkanat - Köpekler Lügati / Deneme
01 Mart Salı 2016, 128 sayfa

Veteriner hekim değilim, dedim, doğru söyledim. Fakat hekimlik, hakemlik yahut hâkimlik damarım bulunur, yani kimi konularda bazı hükümler verebilirim, veririm...
Köpekler konusunda da...
Evet, kaynaklar şöyle söylüyor: Başka canlılar gibi, köpeklerin de hayatlarını olumsuz etkileyen olay ve durumlar vardır. Bunlar köpeklerde strese sebep olabilir. Nelermiş onlar, bakın bakalım:…”


13.00 TL (KDV dahil)
Selvigül Kandoğmuş Şahin - Kalbin Duası / Deneme
24 Ekim Pazartesi 2016, 200 sayfa

Selvigül Kandoğmuş Şahin, derdini dava, davasını dert edinmiş bir mümin kadın olarak zamanının şahidi olma yolunda azim ve kararlılıkla yürüyüş kaydetmekte Kalbin Duası ile. Yazdıklarıyla hakikatin acılı ve sancılı yanlarına parmak basarken, gelmesinde asla şüphe olmayan o “büyük karar günü”nü de hep hatırda tutuyor.

“Kalem bir yazgı gibi yürür damarlarımıza. Düğüm düğüm olur kelimeler. Her bir cümle biliriz ki amel-i salih olmalı. Bizim yarınlarımızı, ahiretimizi aydınlatacak salih amel duraklarından bir durak olmalı yazılarımız. Bu hâl üzere yazar ve söyleriz ve dâhi yaşarız. Muradımız budur. Yazdıklarımızla ve yaşadıklarımızla, güneşin altında soluk alıp verirken kulluk şuurunda olarak, eşref-i mahlûkat olduğumuzu duyumsamak ve öyle girmek yazının iklimlerine. “Kalem, benim kalemdir” diyen Nuri Pakdil gibi siperden yazmak. Has okurun ve has yazarın önüne muhkem ve arınmış kelimelerle çıkmak yegâne duamızdır…”

17.00 TL (KDV dahil)
Cevat Akkanat - Deneme Tahtası / Deneme
05 Mayıs Cuma 2017, 104 sayfa

Tepkisel. Yoksulluğuyla ve mağlubiyetiyle tepkisel. Sahteliğe karşı tepkisel. Kötü şiire karşı tepkisel. Eşitsizliğe ve sosyal adaletsizliğe karşı tepkisel. Bazen yenilgilerden ve yorgunluklardan kalabalığa doğru koşan. Bir yalnızlık anaforunda, bir ihya ve inşa çıkmazında, yargılanmayı göze alan, saldırılara destansı bir savunma-karşı koyuş bilinciyle yüklü, bazı anlar masmavi bir gök şiiri, bazense umutsuz ve dobra. Cevat Akkanat’tır bu. Bu denemeler de bu izahın somut bir delili. En insani yönleriyle Cevat Akkanat’tan bahsediyoruz.

Bu denemeler yükleminde dobra bir kalemin, sakınımsız kelimelerinin yanında nahif çarpan bir yüreği de okuyacaksınız.

Okumaya, yüreğimize değer.

12.00 TL (KDV dahil)
Fatih Pala - Gün Gün Rahmet İklimi - RAMAZAN VE ORUÇ / Deneme
05 Mayıs Cuma 2017, 120 sayfa

Aslında bütün soruların cevabı İlahî Olan’da gizli. Ve aslında, bizler de çok iyi biliyoruz.
Rahmet ve merhamet membaı olan bir Şehr-u Ramazan’ın sınırlarındayız. Dikkat edelim ve yürüyelim yiğitçe...

Aslında bütün soruların cevabı İlahî Olan’da gizli. Ve aslında, bizler de çok iyi biliyoruz.

Rahmet ve merhamet membağı olan bir Şehr-u Ramazan’ın sınırlarındayız. Dikkat edelim ve yürüyelim yiğitçe...

13.00 TL (KDV dahil)