Okur Kitaplığı Kitap Listesi

Muhsin Önal - Yeni Dünyadan Eski Dünyaya / Tarih
15 Şubat Cuma 2013, 400 sayfa

19. Yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda Amerikan Misyonerlik Faaliyetleri (Bursa Örneği)

Osmanlı İmparatorluğunun son yüzyılında Anadolu coğrafyasını mesken tutmaya başlayan Protestan misyonerlerin başta Ermeniler olmak üzere gayrimüslüm nüfusa yönelik kışkırtıcı faaliyetlerde bulundukları aşikârdır.

Bir başka değişle bugün bile Türk kamuoyunu ve bilim çevrelerini en çok meşgul eden konulardan biri olan azınlıklar meselesinin ortaya çıkmasında Board teşkilatına mensup misyonerlerin katkısı bir hayli fazla olmuştur. Misyonerlerin Türkiye ve Anadolu coğrafyasına yönelik emellerini ortaya koyması açısından Everett P. Wheeler’ın şu sözlerine kulak vermekte yarar vardır: “Biz Türkiye’de Hıristiyanlar ve Hıristiyanlık için okul, hastane açıyoruz, ilaç götürüyoruz. Türkler bizi istemeyebilir ama oranın sahibi Türkler değil ki…” İstanbul’da görevli misyoner Hamlin de Anadolu’daki misyonerlik faaliyetleri konusunda şu sözleri sarfetmiştir: “Türkiye başından sonuna, tüm yerleşim birimleriyle artık Türkiye değildir ve bir daha asla Türkiye olmayacaktır. Hıristiyanlık büyük bir güç ve enerji ile yayılmakta ve sürekli mevzi kazanmaktadır. Şanlı bir geçmişe sahip olmasına rağmen bugün kokuşmuş ve çürümüş bu topraklara şekil verecek ve onu parlak günlerine geri götürecek olan da Hıristiyanlıktır.” Bu sözler misyonerlerin gözüyle işlerin nerelere varacağını göstermesi açısından önemlidir.
Olaya bir bütünün parçası olarak bakıldığında bu durum Bursa için de geçerlidir. Bu çalışmada Amerikalı misyonerlerin Bursa’da yürütmüş oldukları misyonerlik faaliyetlerine teferruatlı olarak değinilmiştir. Çalışmayı önemli kılan asıl unsur ise Bursa istasyonunda teşkilatlanmaya çalışan misyonerlerin faaliyetlerinin örgütün kendi arşiv belgelerinden yararlanarak ortaya konulmuş olmasıdır.

30.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Osmanlı İmparatoluğu’nda Teşrifât : Mehmed Esad Efendi’nin Teşrifat-ı Kadimesi / 16.5 x 23.5cm
13 Mart Çarşamba 2013, 336 sayfa

Bu eser, müderrislikten, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerlikleri’ne ve Nakîbü’l-eşrâflığa kadar pek çok ilmî ve idarî/askerî görevde bulunmuş, bu görevlerinin yanı sıra ömrünün sonuna dek yaklaşık çeyrek asır boyunca devlet tarihçiliğini de uhdesinde bulundurmuş Sahhâflar Şeyhi-zâde Seyyid Mehmed Es‘ad Efendi tarafından kaleme alınan klasik dönem Osmanlı devlet merasimlerinin anlatıldığı önemli bir kaynaktır. Teşrîfât-ı Kadîme, Osmanlı devlet ricâlinin divan toplantıları, cülûs ve düğün törenleri ile yabancı devlet erkânının kabulü gibi daha çok yönetime dayalı merasimler hakkında bilgi vermesinin yanında; bayramlar, surre alaylarının uğurlanması, hanedan mensupları ve devlet ricalinin defin törenleri gibi dinî merasimlerde nasıl hareket edileceğinin en ince ayrıntısına kadar anlatımını içermektedir. Teşrîfât-ı Kadîme, hâlihazırda Osmanlı devlet ve saray teşrifâtı hakkında bilgiler içeren en tanınmış ve en çok başvurulan kaynak eserdir.

75.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Abdurrahmân Abdî Paşa Kanunnâmesi / Tarih
14 Mart Perşembe 2013, 128 sayfa


Elinizdeki kitaba konu olan eser Osmanlı devlet teşkilatı ve teşrifatı hakkında detaylı bilgiler barındıran Abdurrahman Abdi Paşa Kanunnamesi. Kanunname erken dönem Osmanlı teşkilat
ve teşrifat tarihi için göz ardı edilemeyecek ana kaynaklardan biridir. Devlet yönetimi devlet erkanı saraydaki görevliler ve törenler vb. konularda verdiği detaylı bilgiler eserin değerini tayin etmektedir. Özellikle uzun süre devlet hizmetinde yer almış bir tarih yazarının kaleminden çıkması Kanunname'nin
önemini daha da artırmaktadır.

28.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Turhan Valide Sultan Vakfiyesi / Tarih
14 Mart Perşembe 2013, 160 sayfa

Selefi valide sultanlar gibi hayır işlerinde ve vakıf kurmada etkin faaliyet gösteren Turhan Sultan, önceki valide sultanlardan farklı olarak sadece dinî müesseseler inşa ettirmemiş, devletin sıkıntı içinde bulunduğu bir dönemde Çanakkale Boğazı’na savunma amaçlı karşılıklı iki kale de yaptırmıştır. Bu suretle kendisinin siyasî rolü ve kudreti, sadece oğlunun ilk yıllarında devleti idare etmesiyle değil bina ettirmiş olduğu kalelerle de inşa edilmiştir.

Elinizdeki çalışmada Hatice Turhan Sultan’ın yaptırmış olduğu ve hâlen İstanbul’u süsleyen Yeni Cami ile Çanakkale’deki kalelerin (Seddü’l-bahir ve Kale-i Sultâniyye) tapu senedi hükmündeki vakfiyesi incelenmektedir. Turhan Valide Sultan Vakfiyesi, Osmanlı kitap sanatları açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir. Gerek cildi, gerek tezhibi ve gerekse hattı ayrı incelemelere konu olabilecek vakfiyenin, tıpkıbasımı ve metni eşliğinde kısa bir tanıtımı elinizdeki kitabın içeriğini oluşturmaktadır.

134.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Merahi’nin Fetihname-i Sigetvar’ı / Tarih
14 Mart Perşembe 2013, 200 sayfa

Tarihî şahsiyetlerin ve olayların doğru anlaşılmasında birinci el kaynaklar çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle de Osmanlı tarihî gibi yanlış bilgi ve çarpıtmalar yüzünden hakkında büyük bir bilgi kirliliğine şahit olduğumuz bir alanda bu tür kaynaklar daha da önemli hale gelmektedir. Elinizdeki eser de, Osmanlı tarihinin en kritik olaylarından biri olan Sigetvar Seferi için birinci elden bir kaynak durumundadır.
Fetihnâme-i Sigetvar, Kanuni’nin sefer kararını alıp yola çıkmasından Şehzade Selim’in seferde hastalık dolayısıyla vefat eden babası Sultan Süleyman’ın yerine tahta oturması ve yeni padişahın orduyla İstanbul’a dönüşü aralığında vuku bulan hadiseleri konu edinmektedir. Eserde, sadece hadiselerin nasıl cereyan ettiği konusunda bilgi verilmemekte, orduya dâhil olan zümrelerin özellikleri, ordu yürüyüşünün düzeni, sefer sırasında hangi askeri birliklerin nerelerden nasıl hareket edeceği ve nerelerde mevzilenecekleri gibi ayrıntılardan tutun da sefer yolunda uğranılan menzil ve mevkilerle Sava ve Drava nehirleri üzerinde inşa edilen köprülere kadar birçok detay da bulunmaktadır.
Bu çalışmada kısa bir değerlendirmeyle birlikte çeviri metni, sözlüğü ve indeksi hazırlanarak araştırmacıların istifadesine sunulan Fetihnâme-i Sigetvar’ı benzerlerinden ayıran en önemli özellik de şiir diliyle kaleme alınmış olmasıdır. Yani Fetihnâme-i Sigetvar, Kanunî’nin son seferinin manzum bir tarihçesidir.


31.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Osmanlı Kıyafetleri - Ottoman Costumes / Tarih
02 Ocak Perşembe 2014, 64 sayfa

Elbice-i Atika, bu istisnaî konumuna muvafık şekilde inceleme konusu edilmeye çalışılmıştır. Levhaların aslında olmayan açıklamalar, tekil başlıklar halinde hazırlayanlarca kaleme alınıp eklenmiştir. Kitabın en başında sunulan giriş yazısında albüm ve ressam hakkında bilgiler verilmiştir.Kitabın sonunda ise albümdeki levhaların esas çerçevelerinin gösterildiği ve içeriğinin listelendiği ‘levha fihristi’ sunulmuştur.


The lithographic album of Jean (Giovanni) Brindesi, Elbice-i Atika: Musée des Anciens Costumes Turcs de Constantinople, originally printed in 1855 by Lemercier Printing House of Paris, consists of 22 plates depicting various Ottoman functionaries and military personnel in their traditional costumes. Brindesi's work is distinquishable among its kind due to superior quality of its drawings, printing and colors.
In reprinting the album, we aim to show its historical importance by adding explanatory texts on the costumes and duties of the Ottoman functionaries and military personnel depicted in Brindesi's work.

70.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Osmanlı-Leh İlişkilerine Dair Belgeler (1520-1566) / Tarih
10 Haziran Salı 2014, 326 sayfa

Osmanlı Devleti’ne en sık elçi gönderen devlet olarak Polonya (Lehistan), Türk siyasi ve diplomatik tarihinde mühim bir yere sahiptir. Bu gerçeği iki ülke arşivlerindeki belgelerin yoğunluğu ve mahiyeti de doğrular. Bu kitap, AGAD’da (Archiwum Glówne Akt Dawnych - Varşova Eski Vesikalar Merkez Arşivi) bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanatı (1520-1566) sırasında Polonya ile yürütülen diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkilere dair Türkçe arşiv kayıtlarını içermektedir.
Kadim bir geçmişe sahip olan Türkiye-Polonya ilişkilerinin çok önemli bir kesitine tekabül eden bu kayıtların yayımlanması, 600. yılı kutlanan Türkiye-Polonya ilişkileri çerçevesinde yürütülen bilimsel faaliyetlere katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleriyle olan ilişkilerinin daha iyi anlaşılmasına yönelik yeni bir kaynağın kamuya kazandırılması gelecekte yapılacak araştırmaları kolaylaştıracaktır.

84.00 TL (KDV dahil)
Murat Kocaaslan - Kösem Sultan: Hayatı, Vakıfları, Hayır İşleri ve Üsküdar’daki Külliyesi / Tarih
06 Temmuz Pazar 2014, 320 sayfa

17. yüzyılın önemli tarihçilerinden Evliya Çelebi, Kösem Sultan’ın siyasi bir cinayet sonucunda öldürülmesinin ardından İstanbul’da üç gün üç gece yas tutulduğunu ve birçok insanın öldürüldüğünü söyler. Günümüz araştırmacılarından N. Sakaoğlu ise NTV Tarih Dergisi’nde yazdığı yazısında, Kösem Sultan’a “iade-i itibar yapılması gerektiğini” belirtir. Tarihçi, Osmanlı tarihinin en güçlü kadınının “erkek” tarihçilerin kurbanı olduğu görüşündedir. Kuşkusuz Sakaoğlu’nun bu yaklaşımının beraberinde getirdiği önemli bir soru vardır. Kösem Sultan günümüz tabiriyle “elinin hamuruyla” erkek işine karıştığı için mi eleştirilere maruz kalmıştır? Başka açıdan ise Kösem Sultan, tarihçilerin yaptığı olumsuz tasvirdeki gibi gerçekten servet düşkünü bir Osmanlı kadını mıydı? Dahası, oğlunu öldürtecek kadar ileri gidebilecek bir kişiliğe mi sahipti? Yoksa Ayvansarâyî Hüseyin Efendi’nin söylediği gibi “sarây-ı devlet ü ikbâl” miydi? Bu bağlamda, dönemin siyasi ortamı içinde devletin devamını sağlamak adına mı bir mücadele ortaya koydu? Murat Kocaaslan, Kösem Sultan’ı ele aldığı bu çalışmasında bu sorulara cevap arıyor. Murat Kocaaslan, halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor. 84.00 TL (KDV dahil)
Hacer Topaktaş - Sultan II. Abdülhamid Ve Diplomasi / Tarih
04 Ocak Pazartesi 2016, 240 sayfa

Osmanlı Devleti ile diplomasi arasındaki ilişkinin boyutunun ve mahiyetinin anlaşılması, Avrupa siyasetinin ve diplomasisinin de kavranması bakımından önem arz eder. Son dönem Osmanlı siyasetinin simge ismi Sultan Abdülhamid’in hükümdarlığı süresince yürütülen diplomasi konuları birçok açıdan çok daha derin bir şekilde irdelenmeyi beklemektedir. Elinizdeki bu çalışma 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonraki süreçte, devleti huzursuz eden pürüzler ve yeni sınırlarla beraber ortaya çıkan birtakım problemlerin çözümünde Sultan Abdülhamid’in diplomasi aygıtını ne derece etkin kullandığını Hüseyin Kâzım Bey’in diplomatik seyahatleri boyutunda anlamaya imkan vermektedir.

Ayrıca 1882’de İngilizlerin Mısır’ı işgali, Balkanlar’ın durumu, Ermeni meselesi ve bunlara karşın yürütülen diplomatik hamleler, Sultan Abdülhamid’in mâbeyn kâtiplerinden Hüseyin Kâzım Bey’in bu çalışmaya konu edinilen diplomatik seyahatleriyle de ete kemiğe bürünmüş gözükmektedir. Öyle ki çalışma, çeşitli vesilelerle/bahanelerle ortaya çıkan fevkalade elçilik heyetlerinde görev alan vazgeçilmez bir şahsiyet olarak Hüseyin Kâzım Bey’in gönderildiği ülkelerde gündemdeki sorunlarla ilgili olarak muhtelif diplomatik mahfillerde fikir teatisinde bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, Sultan Abdülhamid’in denge siyasetinin şekillenmesine hizmet eden bu gibi elçilik misyonlarının bir kısmına örnek vaka olarak yaklaşmaktadır.

Diğer yandan çalışma, Hüseyin Kâzım Bey’in Almanya, Avusturya, Rusya ve İngiltere’ye seyahatlerini taçlandırdığı ve özenle hazırladığı albümlerini, bunlara eklediği fotoğraf ve gravürleri de söz konusu seyahatlerle beraber ön plana taşıyor. Bu seyahatnameler, içerdiği bilgiler açısından 1882-1887 yıllarının Abdülhamid diplomasisine dair önemli ipuçları sunduğu gibi birinci elden birçok yeni bilgiyi de gün yüzüne çıkarıyor.


105.00 TL (KDV dahil)
Fatih Bozkurt - III. Mustafa Dönemine Ait Bir Kadınefendinin Masraf Defteri / Tarih
10 Şubat Cuma 2017, 160 sayfa

Elinizdeki kitap, Âdilşah Kadınefendi’nin gerek kişisel gerekse dairesinde yaşayan kişilerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılmış harcamaların kayıtlarını içeren, 18. yüzyılın ikinci yarısına ait masraf defterine dayanmaktadır. İç kapağında “Sa‘âdetlü Kadınefendi’nin” mecmuası olarak tanımlanmış defter, tam olarak 1760-1784 yıllarını kapsamaktadır. Ev eşyalarından kumaş türlerine, gıda maddelerinden sofra takımlarına, süs eşyalarından kızlarının oyuncaklarına kadar oldukça zengin bir içeriğe sahip defter, seçkin bir saraylının gündelik hayatını, maddî dünyasını büyük ölçüde yansıtmaktadır.


33.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Arş İleri: Asakir-i Mansure Ordusunda Teşkilat, Talim Ve Talimnameler / Tarih
17 Şubat Cuma 2017, 176 sayfa

Yeni askeri reformlar sırasında Sultan II. Mahmud ve danışmanlarının üzerinde çok düşünmeden verdiği bir kararla Türk tarzı eyerler yerine Avrupa eyerleri kullanmaya başlayan yılların binicisi Osmanlı süvarilerinin bir anda atlarının üzerinde zor durur hale gelmesi aslında yeni Osmanlı ordusunun içinde olduğu durumu gayet güzel özetlemektedir. Kendini bir anda yürümeyi öğrenmeye çalışan bir bebek mesabesinde bulan Osmanlı ordusunun düşe kalka belli bir vasatı yakalaması ise bundan neredeyse bir asır sonra I. Dünya Harbi arifesinde gerçekleşmiştir.
Bu kitap 1826 sonrası gerçekleşen askeri reform sürecini anlamaya ve anlamlandırmaya yönelik bir çalışmadır. Asâkir-i Mansûre Ordusu’nun teşkilatlanma ve kuruluş süreci, bu sürecin nasıl geliştiği, hangi kaygılar ve amaçlar ile şekillendirildiği ve reformun temel amacı olan Avrupa askeri bilgisinin transferinde talimnamelerin rolü kitabın ana temalarını oluşturmaktadır. Avrupa usulü harbin uygulanmasında hayati öneme sahip olan talimnameler içinden seçilen ve Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Hüsrev Paşa koleksiyonunda bulunan dördü yazma, biri taşbaskı olmak üzere beş adet askeri talimnamenin transkripsiyonu da kitaba eklenmiştir.

35.00 TL (KDV dahil)
Murat Kocaaslan - Kösem Sultan - Hayatı, Vakıfları, Hayır İşleri ve Üsküdar’daki Külliyesi / Tarih
17 Şubat Cuma 2017, 328 sayfa

Tarihçi, Osmanlı tarihinin en güçlü kadınının “erkek” tarihçilerin kurbanı olduğu görüşündedir. Kuşkusuz Sakaoğlu’nun bu yaklaşımının beraberinde getirdiği önemli bir soru vardır. Kösem Sultan günümüz tabiriyle “elinin hamuruyla” erkek işine karıştığı için mi eleştirilere maruz kalmıştır? Başka açıdan ise Kösem Sultan, tarihçilerin yaptığı olumsuz tasvirdeki gibi gerçekten servet düşkünü bir Osmanlı kadını mıydı? Dahası, oğlunu öldürtecek kadar ileri gidebilecek bir kişiliğe mi sahipti? Yoksa Ayvansarâyî Hüseyin Efendi’nin söylediği gibi “sarây-ı devlet ü ikbâl” miydi? Bu bağlamda, dönemin siyasi ortamı içinde devletin devamını sağlamak adına mı bir mücadele ortaya koydu? Murat Kocaaslan, Kösem Sultan’ı ele aldığı bu çalışmasında bu sorulara cevap arıyor. Murat Kocaaslan, halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor.

42.00 TL (KDV dahil)