Okur Kitaplığı Kitap Listesi

Gülenay Pınarbaşı - Anadolu'nun Ermiş Kadınları / Araştırma
01 Aralık Perşembe 2011, 152 sayfa

Altmış dokuz kadına...
Kadınlar için de sabredenlere
Kadıncık, Bacım ve Akkız’a...

Her hayat yeryüzünde iz bırakmak için mi yaşanır?
Gönül insanıysan, ikbalin sevgiyse yaşanır...
O kadınlar öyle bir hayat yaşadılar ki iz bıraktılar...
Ama suya...

O kadınların bazılarının hayatları kasvetliydi,
Bazılarının ise karanlık
Halleriyse dalgalı, sabırlı, sevgili
Halet-i ruhiyeleri hep aynı.
Coğrafyaları, evleri, aileleri, dertleri, sevinçleri farklı
Zerre kadar benzemeyenler de vardı
Yolculuklarıysa aynı...
Kimine Sitti dendi
Kimine Toğgacı
Kimine Hoşebe
Aslında iki kadındı onlar
Meryem ile Fatma.

Fatma da, Meryem de kısa ve derinlikli bir hayat
yaşamıştı.
Anadolu’ya yakın Mezopotamya’da, Arap
yarımadasında…
Bir nevi tanıklık yapmışlardı dönemlerine,
bir nevi de kadınlık hallerine...
Kâinatın ritimlerine herkesten başka kapılmışlardı.
Bundandır eren denmişti onlara.
İpek Yolu üzerinde sırları dizilmişti...
Nallıhan’dan Amasya’ya, Merzifon’a uzanan yol
üzerinde ayışığı misali parıldarlar.
Gecenin koyuluğunda seçilirler ancak.
Dertlerinin karanlığında boğulanlara ayışığının
kendini ele vermeyen yanıyla parıldarlar.
Hayatları; gölgeleri, evhamları, açlıkları, bunalımları,
inişleri, çıkışları, hastalıkları ve nihayetinde
kerametleriyle örüldü...

15.00 TL (KDV dahil)
Gülenay Pınarbaşı - Anadolu'ya Adını Veren Kadınlar / Sosyoloji
27 Nisan Çarşamba 2016, 158 sayfa

Duru, masmavi bir gökyüzü
Kenarında bir bulut parçası…
Bir ardıç ağacı tepesinde bir kaya…
Uzakta bir Yörük çadırı
Ağacın altında yaşlıca bir kadın, bulutların gölgesine bakıp
Tek kişilik bir efsane anlatıyor, üç cümlede…

Kadınsal imgeleri olan bir efsane
Doğumu, yaşamı, aşkı, kudreti içine sığdırıyor
Ansızın bir telli turna beliriyor
Hasreti, dumanı, derdi aman vermeyen feleği hatırlatıyor sanki
Uçurumun kenarında bir gidip bir geliyor
Denizle dağın birleştiği ufuk çizgisinde ululardan bir zat beliriyor
İşte gönül efsanesi orada başlıyor:
“Su gibi duru olsun yüreğin” diyorken
Mor-beyaz bir efsaneye dönüşüp bir şehrin adı oluyor
Obanın, tepenin, köyün, ormanın adı…
Sözün hikmeti, nazarın can alıcı büyüsüne bulanıyor
Bir deyiş, bir nakış, bir isim bırakıyor…
Roza-Rize, Kastamoni-Kastamonu, Mara-Mardin’e dönüşüyor…

15.00 TL (KDV dahil)