Okur Kitaplığı Kitap Listesi

Hakan Arslanbenzer - Neo-Epik Şiir / Eleştiri
03 Eylül Pazartesi 2012, 395 sayfa

Çevremizde bir yığın memur, kasabalı, aylak adam, tüccar veya okumuş var; fakat bunların ya kaba anlamda halktan insanlar ya da melodram kahramanı taslakları olduğunu görüyoruz. Düşünelim: Son kahraman kimdi? Soralım: En son hangi tarihte belli bir olay, kahramanı, şairi ve halkı kaynaştırıp tek sesle konuşturdu? Ve devam edelim: Bugünün kahramanları kimlerdir? Bu günün olayı ne mahiyettedir? Bugün için üste çıkmış bir şiirden ya da ayak seslerini duyuran bir halktan bahsedemeyişimizin arkasında bu sorulara olumlu cevap yetiştiremeyişimiz vardır. Halk fasit, şair suspus, kahraman kaybolmuştur. Anlattığımız ölümcül barış durumu sebebiyle, dünya şiirinde ciddi anlamda epik eserler verilemediği ortada, verilebileceği şüpheli. Katışıksız bir epik şiir beklemiyoruz zaten. Yine de biz üstümüze bir vazife düşürerek, epik şiirin hasılasını almak mümkün olmasa da, zaman içinde bu tarz şiirin ne çeşit unsurlarla katışarak bir şekle geldiğini ve damarlarını bugüne nasıl fırlattığını işlemeye uğraşacağız.

28.50 TL (KDV dahil)
Ümit Aktaş - Edebiyat, İdeoloji ve Poetika / Eleştiri
03 Eylül Pazartesi 2012, 267 sayfa

Aslında anlamsal olarak birbirlerine oldukça yakın olan bu kavramların (edebiyat, ideoloji ve poetika) arasındaki mesafeleri ölçmek, hiç de kolay değil. Bir edebiyat eserinin, dahası sanatsal/estetik bir yaratıcılığın ideolojiden bütünüyle arındırılması gerektiğine dair o nahif saflık arayışıyla (“sanat sanat içindir” gibi), tüm insani edimlerin ideolojik olduğunu savunan siyasal kararcılığın (“kişisel olan her şey siyasidir” gibi) arasındaki salınımlar içerisinde doğru bir minvali bulmanın zorluğudur karşımızda olan. Bu kitap da işte hayatımızın anlamını teşkil eden bu temel sorunları farklı açılardan tartışmaya açmakta ve sorgulamakta.

20.00 TL (KDV dahil)
Ahmet Sait Akçay - Bellekteki Huriler / Eleştiri
15 Kasım Perşembe 2012, 144 sayfa

Ahmet Sait Akçay, son zamanlarda iyice belirgin hale gelen İslamcı popüler kültür üzerine çok güzel bir inceleme yapmış.
Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi

Ahmet Sait Akçay'ı benzerine az rastlanan bu incelemesinden dolayı bize yalnız kutlamak kalıyor. Popüler kültüre özel ilgi gösterenler için de çok önemli bir ürün bu.
Orhan Kahyaoğlu, Radikal Kitap

Dini propagandanın, idealize edilmiş yaşamların ve özeleştirinin aracı olarak romanın kullanıldığını düşündüğünüzde bu tarz bir incelemenin çok önemli veriler sunduğunu kabul edersiniz.
İhsan Yılmaz, Hürriyet Gazetesi

Ahmet Sait Akçay’ın bu kitabı, hakkında yeteri kadar araştırma yapılmamış bir alanı konu edindiği için bir davet niteliği de taşıyor.
Suavi Kemal Yazgıç, Virgül Dergisi

Bellekteki Huriler, Siyasal İslam’ın bir sonucu olarak ortaya çıkan “hidayet romanları”nın işlevselliğini eleştirel bakış açısıyla sunuyor. Hidayet romanlarının dönemsel bir bilinci yansıttığına dikkat çeken Ahmet Sait Akçay, çalışmasında Müslümanların yakın dönemdeki dönüşümlerinin popüler kültürdeki yansımalarına dikkat çekiyor.

14.50 TL (KDV dahil)
Hasan Öztürk - Aynadaki Rüya / Eleştiri
14 Mart Perşembe 2013, 231 sayfa

Sesten Simgeye Geçiş - Romanlar ve
Romancılar
Aynadaki Rüya, sokakta dolaştırılan aynanın yazarın iç dünyasına çevrilmesiyle oluşan bir kitap.

Hasan Öztürk; romanlar ve yazarlar arasında dolaşırken, okurlarını sanat ve edebiyatın imkânlarına kulak kesilmeye davet ediyor.

İnsanoğlunun “sesten simgeye geçiş” aşamasını gösteren yazı, “bir doğal dilin grafik işaretleri yardımıyla geçekleşmesi” anlamıyla kayıtlara geçse de “yazmak” varlığımıza tanıklık etmektir bence. Her ne kadar Sokrates, “yazılı sözün insan zihnini tembelleştirdiğine” inanarak yazılı bir belge bırakmasa da biz bugün “yazmasam deli olacaktım” diyen Sait Faik’ten yanayız. Osmanlı atasözü, “İlim bir avdır; yazı onu avlamaktır,” diyor. Sözün ulaşamadığı yerlerde insanı temsil eden ve ona yenidünyalar kazandıran hiç kuşkusuz yazıdır. Mehmet Kaplan, bir yazısında “yazarken düşünmek” eyleminden söz etmişi. Stephen King: “Yazmak rafine düşünmektir,” diyor. Bizi başka canlılardan ayıran “düşünmek” ve her birimizi başka insanlardan ayıran “düşüncelerimiz” ise yazı, başka birisi olduğumuzu dilin yeni bir biçimiyle kendimizden başkalarına göstermektir.



18.00 TL (KDV dahil)
Hakan Arslanbenzer - Üç Sütun Şiir Hikaye Eleştiri / Eleştiri
10 Mayıs Cuma 2013, 232 sayfa

Okul yıllarından beri şiirin merkezde olduğu bir edebiyat ve düşünce tasavvuruna sahibim.

Elinizde tuttuğunuz kitabın sadece yarısı kadarı şiirle ilgili ama kitaptaki hikaye, roman, eleştiri ve dergi yazılarının da temelinde yine şiir alanında kazandığım deneyim yatıyor.
Yaşım kırkı iki. Şimdi bir karar vermem gerekiyor. Düşünmeyi ve yazmayı tıpkı ustalarım hatta bazı akranlarım gibi şiiri bir yana bırakarak mı devam ettireceğim; yoksa bütünlüğü koruyabilecek miyim? Bu kitabı, bu nedenle, şiirden başka konularda fikir ileri sürerken de bir ayağımı şiirden çekmediğimin bir kaydı, bir kanıtı gibi görüyorum. Benim açımdan en kritik tarafı bu.

Hakan Arslanbenzer

18.00 TL
Cevat Akkanat - Şiirin İpek Sesi / Eleştiri
01 Mayıs Perşembe 2014, 152 sayfa

Pek çok şair kendisini diğer insanlardan farklı bir yapıda görür. İki ayak, bacak, bir gövde ve başla şekillenen kaba iskeletin şair adını alanlarının diğerlerinden farkı ne ola?

Kuşkusuz, farktan kasıt suret değil, öz, ruh.
Ruhsal durumu, dünyayı kavrayışı ile, evet, anladık, o farklı ve bambaşka birisidir.
Peki, şairi hayal avcısı olarak düşünenlerle, duygusal bir inek kategorisinde tutanlara ne dersiniz?

Ya hakikatlere ayna olup kendini sert, haşin, yalçın kaya-çelik maddelerle eşdeğerde tutanlar. Makinalar...
Yanılmadınız, şair kelime oyuncusudur, bir simyagerdir, bir gram noksan tartmaz kelimeyi. Kelimenin esiridir o.
Sihir, büyü, nücum, remil... bunlar da onun sorumluluğundadır; deve güreşi, sünnet şöleni, kocakarı ilaçları da...
Uyanıklık rüyalarını (sanrıları), şizofreniyi, paranoyak halleri, beyin kanamalarını... ya bunları kime yükleyelim? Bunları yüklenen yok mu sanıyorsunuz?
Hepsini geçip diyoruz ki, şair diğer insanlara göre farklıdır, evet.

14.50 TL (KDV dahil)
Cevat Akkanat - Şiirin Şiddeti / Eleştiri
23 Mart Pazartesi 2015, 184 sayfa

Ş sesinin hayranıyım. Şiir şiddettir. Ama şiddete karşı şiddettir. Kendiliğinden değil. Bir karşı koyucu olarak çıkar şiirin bu yönü. Kaçınılmaz derecede gerekli bir haldir o zaman şiddet. Kullanılmaması düşünülemez.
Öyle durumlarda harfler dilden dökülürken, eğri büğrü çıkar. Fakat hafakanlara maruz kalan şairin ruhu onları öyle bir kalıba sokar ki, sonra, bakınız ne olmuş; derbeder, beyhude, serkeş bir evren, aynı hizadadır, sizi çağırır.
Şiir şiddettir elbet. Fakat neye, kime karşı? Karşıdaki nedir, kimdir? Asıl buna bakmalıdır.

“Şiir” diyordu Şiirin Saati’nde John Berger, “kanayan yaraya seslenir.” Zulümlerin hüküm sürdüğü coğrafyalarda hangi çağrışımları taşımaz ki şiir?.. Başta, önüne geçilmez bir karşı koyma aracı... Ölümsüz bir diriliş cevheri... Ayakta kalabilme hamlesinin tutanağı... Derin bir iç sızısı... Durmaksızın süren kanama... O toprakların şiirini, uygarlık numarasına yatan dünyanın aydınlarına, medyasına, tarihçilerine, kıpırtısızca tanıklık yapanlarına, kayıt tutucularına atılan bir şamar olarak da okuyabilirsiniz.
Şiir, 21. Yüzyıla talihsiz adımlarla girdi. Gerçi, önceki yüzyıla veda edişi de pek şanslı sayılmazdı. Dünya denen kütlenin değişik mekânlarında, nasıl da kötü bir kaderi yaşıyordu şiir...


15.00 TL (KDV dahil)
Ali K. Metin - Şiirin Adaleti / Eleştiri
09 Aralık Çarşamba 2015, 360 sayfa

Şiirin hayatımızdaki yeri ve anlamı, imgenin önümüze açtığı bu semantik potansiyelle sıkı sıkıya ilişkilidir. Estetizme yönelik olumsuzlayıcı yaklaşımın ardında da yine imgeye ait söz konusu semantik potansiyeli zedeleme yahut ıskalama endişesi yatmaktadır. İmgelerle düşünme eylemi yerine estetik bir söyleyiş aracı olarak imgeleri kullanma yoluna gidilir. Bu sebeple 80’lerin şiiri ‘plastikleşme’ tezahürlerini fazlaca göstermiş, sahicilik sorunuyla karşı karşıya gelmiştir. 80’lerin imgeci şiiri bu yüzden “organik” olma vasfını önemli ölçüde kaybettiği gibi sahici bir imgeden yoksun kalma tehlikesiyle de yüz yüze olmuştur.


26.00 TL (KDV dahil)